| |
Hotel Daphnis Tarihi bir atmosferde Sürpriz bir hafta sonu sunuyor !...
|
|
İstanbul'u ne kadar tanıyorsunuz? Medeniyetler ve dinlerin buluştuğu; zengin bir kültürel birikime sahip eski
semtlerin sakladıkları güzellikleri biliyor musunuz? Kendinize zaman ayırıp, bilmediklerinizin peşine düşmeyeli
ne kadar zaman geçti?
Kültür ve dinlenceyle yoğrulmuş farklı bir hafta sonu geçirmek isterseniz, sizi esrarlı bir dünyaya eski
Bizans'ın tam kalbinde yer alan Fener'e davet ediyoruz. Fener Rum Patrikhanesi'nin hemen bitişiğinde yer
alan Hotel Daphnis, sunduğu özel hafta sonu paketiyle, tarihi yarımadanın gizemli sokaklarını keşfetme
fırsatı sunuyor.
|
Haliç kıyısında açılan ilk butik otel olma özelliğini taşıyan Hotel Daphnis, 109 yıllık dört Rum evinin
restore edilmesiyle kazanılmış. Mimar Defne Yanger'in tarihe saygılı tutumuyla aslına uygun restore
edilen Rum evlerinin duvarlarındaki kalem işleri, ahşap kapılar, tavan ve yer döşemeleri olduğu gibi
korunmuş. Rum evlerindeki tulumbalar, lavabolar, vitraylar, lambalar ise yaşanmışlıkların anısına otelin
restoranı ve ortak alanlarına serpiştirilmiş.
Bizans'ın tarihi ve mimari dokusunu hissederek konaklayabileceğiniz Hotel Daphnis'in 3'i suit, 16 konforlu
odası bulunuyor. Titiz ve özenli bir dekorasyona sahip olan odalarda direkt telefon hattı, sıcak/soğuk
havalandırma, saç kurutma makinesi, minibar, mevcut. Havaalanı transferi hizmeti verilen otelde konaklayarak,
günlük kaygılarınızdan uzakta şık bir hafta sonu tatili geçirebilirsiniz.
|
|
Hafta sonu paketi
Özgün bir Fener Evi’nde konaklama
Akşam Yemeği
Keyifli bir Kahvaltı
İki kişi için 220.-YTL
|
Neleri görebilirsiniz?
Haliç kıyılarında yüzyıllar boyunca var olmuş bütün medeniyetlerin izlerini bulmak mümkün. Suların altında
Bizans'ın o ünlü hazine dolu gemisi yatıyor mu bilinmez ama, kıyılarda yer alan Bizans dönemi yapılar ve
yapı kalıntıları, en az denizin dibinde olduğuna inanılan ganimet kadar zengin bir tarihi miras aslında.
Bizans'ın sarayları, surları, mahzenleri, sur kapıları, Osmanlı'nın köşkleri, kasırları, imarethaneleri ve
hamamlarının yanı sıra, birçok ulus ve dinden insanın barındığı tarihi evleri, üç büyük dinin ibadethaneleri
bu kıyılarda görülebilir. Bizans ve Osmanlı döneminde, kentin ihtiyacı için getirilen suların dağıtıldığı yeraltı
dehlizleri ise tam bir efsanedir Haliç ve İstanbul için... Bu tarihi yapıların sayıları azalsa da,
Hotel Daphnis'te konaklayarak, kalanların izlerinden geçmişin gizemine uzanabilirsiniz.
Fener, Balat, Ayvansaray Surları :
5 ve 6'ıncı yüzyıldan kalma surlar, Haliç surları olarak da biliniyor.
Anemas Kulesi ve Zindanı :
Ayvansaray'dadır. Anemas Kulesi'nin XI. yüzyılda surları korumak amacıyla yapıldığı tahmin ediliyor. XII.
yüzyılda İmparator II. Aleksios Comnenos döneminde, Kandiya Kralı'nın oğlu Michael Anemas adlı askerin
bu kuleye kapatılmış olması dolayısıyla, kuleye Anemas Zindanı adı verilmiş. Bir bölümü Bizans döneminde
su deposu olarak kullanılmış. Kulenin altındaki surlarda çok sayıda hücre bulunuyor. Yanında Isaac
Angelos Kulesi var.
Blakhernai Sarayı kalıntıları:
Anemas zindanının bitişiğindeki saray, Bizans'ın en önemli ve en görkemli saraylarından biriymiş.
İmparator I. Anastasios döneminde V. yüzyılda inşa edilmiş.
Eğri Kapı :
Bizans dönemindeki adı Porte Caligaria' olan Eğri Kapı, İstanbul'un fethinde önemli bir rol oynamış.
Ünlü Kaşıkçı Elması bu kapının dış tarafındaki bir çöplükte bulunmuş.
Heraklios Kuleleri ve Leon Hisarı :
Heraklios Kuleleri, Bizans İmparatoru Heraklios tarafından 627 yılında yaptırılmıştır.
Tekfur Sarayı :
Blakhernai Sarayı'na ek olarak yapılan Tekfur Sarayı, Bizans'tan günümüze dört duvarıyla birlikte
ayakta kalabilen tek saray. Adı, Ermenice 'Kral' anlamına gelen 'Tekavor'dan geliyor.
Hagia Maria Kilisesi (Kanlı Kilise) :
Fener'deki bu kilise, İstanbul'da Bizans döneminden kalan ve halen ibadete açık olan tek kilisedir.
Bizans İmparatoru VIII. Mikhael tarafından 1261 yılında yaptırılmıştır. İmparatorun kızı Prenses
Maria bu kilisede inzivaya çekildiği için, kiliseye onun adı verilmiştir.
Hagios Dimitrios Kilisesi :
Balat'taki bu yapı, bölgenin önemli Ortodoks kiliselerinden biri. 1597 ile 1601 yılları arasında
Patrikhane Kilisesi olarak hizmet vermiş.
Hagios Georgios Kilisesi (Patrikhane Kilisesi) :
Fener Rum Ortodoks Patrikliği'nin Kilisesi'dir. İlk olarak XVI. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen
kilise daha sonraki yıllarda yıkılınca 1837 yılında yeniden inşa edilmiş. Patrikhane Kilisesi olması
dolayısıyla her gün yüzlerce ziyaretçinin akınına uğrayan kilisenin içinde, Rum Ortodoks cemaatine
ait son derece değerli dini eşyalar ve orjinal ikonalar bulunuyor.
Hagios Georgios Metohion Kilisesi :
Fener'deki bu kilise, XVI. veya XVII. yüzyılda yapılmış ve Kudüs Patrikliği'ne bağlanmış.Bu yüzden
Kudüs Kilisesi olarak da biliniyor.
Hagios Georgios Poteras Kilisesi :
Fener'in yukarı kısımlarında, Murat Molla Sokağı'nda bulunan Rum Ortodoks kilisesidir.
Hagios İoannes Prodromos Kilisesi :
Balat'ta bulunan bu kilisenin ilk yapılışı XIV. yüzyıla kadar uzanıyor.
Hançerli Panayia Kilisesi :
Tekfur Sarayı'na yakınlığı dolayısıyla Tekfur Sarayı Kilisesi olarak da bilinir.
Panayia Balino Kilisesi :
Balat'ta yer alan bu kilise, ilk olarak XVI. yüzyılda yapılmış bir Rum Ortodoks Kilisesi.
Panayia Suda Kilisesi :
Ayvansaray ile Eğrikapı arasında yer alan bir Rum Ortodoks kilisesi.
Taksiarkhes Kilisesi :
İmrozlu Rumlar'ın kurduğu kilise olarak biliniyor. İlk yapılış tarihi hakkında kesin bilgi yok.
Fener Rum Erkek Lisesi:
Özgün mimarisi, görkemli yapısı ve kırmızı tuğladan örülmüş duvarlarıyla dikkati çeken bu okul Kırmızı
Mektep adıyla da biliniyor. Bu okulun hemen yanındaki Yuvakimyon Rum Kız Lisesi ve Patrikhane yakınındaki
Maraşlı Rum İlkokulu (Hotel Daphnis'in tam karşısında), Rum azınlığa ait eğitim kurumları. Fener'deki
eski bir Bizans yapısı ise günümüzde Kadın Eserleri Kütüphanesi olarak hizmet veriyor.
Surp Hıreşdagabet Ermeni Kilisesi :
Balat'ta, Gregoryen Ermeniler'in en önemli kiliselerinden biridir.
Sveti Stefanos Bulgar Kilisesi :
Balat'la Fener arasında, Mürsel Paşa Caddesi üzerindeki kilise 1898 yılında dökme demir malzemeler
kullanılarak inşa edilmiş. Yeniden monte edilebilir özelliğe sahip kilise son derece özgün bir mühendislik
çalışması olarak da dikkat çekiyor.
Vlaherna Kilisesi ve Ayazması :
Ayvansaray Kapısı'nın olduğu yerdeki Kuyu Sokağı'nın tam karşısında yer alıyor. Çok eski tarihlere
uzanan ayazması dolayısıyla Ortodoks cemaat için son derece önemli.
Ahrida Sinagogu :
Balat'ta Kürkçü Çeşme Caddesi üzerindedir. Sinagogun ilk yapılışı 15. yüzyıla kadar gidiyor.
Musevilerin ibadetinin dışında, gezip görme amaçlı turistik ziyaretlere de açık. Ancak bu ziyaretler
için Hahambaşılık'tan izin almak gerekiyor.
Semtteki diğer sinagoglar şunlar:
Çana Sinagogu, İstipol Sinagogu, Kasturya Sinagogu, Selaniko Sinagogu, Yanbol Sinagogu. |
|
|
|
|